17 Aralık 2023 Pazar

Sallandırdılar, sandalyeymiş,
olur dedim. 

Ballandırdılar, kahvaltıymış,
sever dedim. 

Yellendirdiler, mangalmış,
yanar dedim. 

Buncacık.

10 Ağustos 2023 Perşembe

Veda

Müptelandım
İptilamdan sınandım
Vebaline ben gayrı
Gönüllü değilim. 

3 Temmuz 2023 Pazartesi

Vaveyla

Gerekirse,
Bir güneş daha alır üzerime
Bir karlı dağ daha yüklenirim,
Bir zırh daha ciltlenir
Bir kurşunu daha göğüslerim,
Ciğerlerim bir tabur daha solur
Bir orman daha dökülürüm,
Bir çarşı daha kuşanırım yaz akşamları
Bir mezar daha ölürüm,
Bir galaksi daha dolar gözlerime
Bir okyanus daha boşalırım,
Ayakkabımın tekini satar
Bıldırcın uçuşu atarım adımlarımı,
müttefiksen. 

Tevekkeli,
gerekmiyor.
Mağaramda ışıklanıp
Bir buz devri daha soğuyacağım. 

Safderun, 
Taştan başını uzatan bir papatya kadar asiyim ancak
Taze sıkılmış portakalın vitamini kadar cevval 
Nasılsa anlamayacak kadar cebbar 
Nasılsa kabul edecek kadar uysal
Bıçak sırtı
Kanatlarımı severdin oysa
Cennet kadar uzak
Sarfınazardan. 

Mutabıksanız, 
Bana müsaade.

Hatıratım çerçevelenip duvara asılacak kadar zengindir zahir,
Teşekkürü borç bilirim
Hem tren camlarından manzara geri akar
Koca koca dağlar geri akar sırtımı yasladığım
Bir bakarım, dik durmayı öğrenmişim
Tren gider benim yerime
Ben başım dik, resimlere bakarım
Elbet varacağım

Ve zinhar
Alfabeden son çıkış
Sözlerimi tüketmeyecek. 

26 Mayıs 2023 Cuma

Tekinsiz

Bir titan bir tanrıdan ateşi çaldığında 
insanlığa bahşettiği o ilk günahtı ya
kahin ilan etseler ve yansam da
adını vermeyeceğim.
 
Koca bir yoksun.

28 Ocak 2023 Cumartesi

Ne seni düşünmekten uyuyabiliyorum
Ne düşünmeden
Prenses olduğum başka bir evrende
Bezelye tanemsin. 

10 Eylül 2022 Cumartesi

ret

Bekleme beni, git
Onunla kurduğun hayallerin tahlili benden gelmeyecek
Teşhis edemediğin sözcüklerle inşa ettiğin o gelecek benim değil 
Yolların uzamasından korkuyorsan da kaybolmayı yeğle uzaklığa
Sen bulmayı da bulunmayı da layıkıyla bilirsin, git. 

Kendini törpületme, 
Dizleri kanayarak öğreniyorsa da çocuk,
Beni bu yalnız ebeveynliğe hapsetme, git.
Senden öğreneceğim her şeyi heybene ekle
Başımı göğsüne nefessiz dayayışımı sıkıştır bir yerlere 
Varsın, bir tutam kalmış saçımdan örgü örgü özlem aksın.
Sorularımı, sorunlarımı, sorgularımı da al, ya da alma, bırak kalsın. 
Yük etme beni kendine, git. 

Havayı koklamaktan vazgeçmem, dert etme
Başımı her kaldırdığımda bir damla akacaksın 
Hayran bakışların yansıdığı aynalar sana ne çok yakışıyor
Ne çok yakışıyor sana gülmek, güldürmek, güldürülmek 
Mutluluğu bulduğun rakı masalarına git,
Ben üzgün şarkıları senin yerine de severim. 

Topak topak birikmiş kaygılarından arın,
lime lime çözünsün çocukluk yalnızlığın
Sen tanrıların ve tanrıçaların çocuklarını sev, 
Onların oğulları hayallerini süsleyen, 
ve yine onların dostlukları seni kendine söyleyen 
Beni kendime söyleten sen, kurban etmeden git. 




Sonu değil yolu kollayanın kaderidir, bilirim
Zaman lav akışında yaşanır, bekleyiş ömürce. 

5 Temmuz 2022 Salı

İki kasap

Bir masada iki kasap
duvardan bir gece
ikisi de ciğerini masada bırakmış
tahammülsüz tenler ayrı tabaklarda
cayır cayır sözcükler
diller kararmış.

Acısını yutunca pes eden bir boksör gibi
kanlı eldivenini yere çalar kasaplardan biri
kırık kanadı ve kanlı dişleriyle
unutmaya gider

Uykusunu kıskanır kasapların öteki 
allahsız kasabın ter hizasında
kollarını kavuşturup sırtüstü yatarken
Allah'a küser
-vebalı fare misali- 

Duvardan gece soğur, üşürler.
Duvardan geceye gün vurur, ışırlar.

Biri düş sofrasında 
öbürü yaş boğazında
yeni ilimler talim edip uyanmış olacaklar
-uzundur duvardan geceler-
lokman kesilip
derman olurlar.

Güneşten çekiç buzlara vurur
bir lokman kana kana serinler
eser, sarar, merhem olur 
yeni günler doğurur lokmanların diğeri,
ışıldar.

İçeride,
masa tarumar, 
umut dingin,
sevdaları hariç.