18 Mart 2012 Pazar

Aşınım

Hayır, dedi çiçek, beni dalımdan ayırma

Soğuk memleketlerden geldim seni görmeye
Kimseye değmedi tedirginliği elimin
Mitralyözlerin yorgunluğunu yerleştirdim gözlerime
Çalıp çırpmış leş yiyiciler aşklarımı
Seni bırakmış Anka'nın kanadına
az daha kaçırıyordum penceremdeki çığlıklarını

Balkona fesleğen diktim, seversin
Saçları saman sarısı kirpikleri mavi kadınları sevdiğin gibi
Oysa ancak masalımda kurtulabiliyorum esmerliğimden

Nasıl da güzelsin yüzünde emeğin çizgileri
Bir ben tanırım bakışındaki çocuğu
Dünyanın tortusu birikmiş sözünde
Yıldızlar titrerken sevişmişsin
Kuşluk vakti aç açına şiir yazmayı bilir misin?

Gel, elimi tut.
Elinin değmediği çiçeği uçurumdan iteceğim.

10 Mart 2012 Cumartesi

Mezopotamyaşk

Zagros'un yamacindan göçen renklerin
yerleştiği toprak
Düz görmemiş günlerin
başini döndürür ovalari
Horus'un oğullarina gebe tepeleri
Çocuklarinin yüzü
Hitit güneşinde
Başinda, barişa dönük geyikler

Aşklariysa sarhoş
Koca adamlarin ölüsünde akbabalar
Kaybedilen savaş ganimeti
özlemleri

Mümbit Hilal kendini gençligine satmiş
Artik güneş tarihten doguyor.

8 Şubat 2012 Çarşamba

Şirk

Malula'lı İsa'nın dilinde türküdür
Baba oğul ve kutsal ruh ilahisi
Yaratan ve bağışlayan Allah'ın adıyla

Kendine yüz çizer tafoni
Suriye'nin her daim yazlık bahçesinde
Azize Tacla'nın çehresine gizlenmiş
Tüm isimleri tanrının
    her biri birbirinden yabancı
Körpe zihinlerin kayıp inancına yerleşmiş
Yerin yedi kat üstü

Hades:
   Derinkuyu'da mahpus.

3 Şubat 2012 Cuma

Krizantem şarkısı

Saklayıp utancımı yanağımın pembesine
Yüzümün yalazını rüzgara sarıyorum
Sokağın en yalnız olduğu saattir bu

Yakamozun denizi öpüşünde gizlidir
En güzel şiirin yazıldığı parşömen

Dudağımın kıvrımına mahsus
Issız
Çöl güneşinin alevi
Teninin ayazına yorgunum

Çekik gözlü çocukların dünyası gibi ufak
Güney göçmeni kuşların yolları kadar uzaktır
Akçaağaçla stratüsün kavuşma ihtimali
Yasak ilişki meyvesi: güz yağmuru.

Süreya eylemi

15.yüzyıl Nemrut'u
Kaynıyor yeryüzü
Bacayı saran ateşin hükmü geçmez
Göğe kavuşmak isteyince yerin altı

Aynı anda Bayan Sahra
-ki kendini adında taşır-
Bahadada salınıyor
Peşinde üçbeş kaktüs ıslığı
Ağızlarda az çözünmüş çöl
Susuzluğun sarı kuraklığı

Kafasının dikinde kıyı
Bilerek asla kavuşamayacağını
Ufuktaki köpük duvaklı dalgasına
Ağıtlar yakıyor yalıyarlara
İntiharı en başından planlı

Böyleyken dünyanın hali Cemal Abi
Elde değil seninle Kars'a gitmemek
Çünkü aşk çocuklarında da aşkı
Hayat kısa dedin  ya kuşlar da uçuyor.

26 Ocak 2012 Perşembe

Jeune nana Belle nana

Aujourd'hui monsieur
pardon, vous vous trompez
parce que c'est la vie
et je suis dans la lune.

Gel-Git

*
Su-çıkanın lanetinden
Birkaç saniyeyle kurtulan adam
Ardına bakıp ekinini görmeyince
Kendini yardan aşağı atmış.
*
Ay elli dakika gecikince
İntiharından kurtulan kadın
Napsın?
Evine gidip yemek yapmış