17 Ağustos 2013 Cumartesi

Rosé

Dış/balkon/gece
(neredeyse) Çıplak iki vucüt. Kadının altında külodu ve erkek anadan doğma, karanlık evin küçük masalı balkonundalar. Yarım ayın aydınlattığı kadın, adamın bacakları arasında dışarıya dönük oturuyor. Üstünde saksı çiçeğiyle masa, uzun iki cam bardakta biralar ve kül tablasındaki yarısı içilmiş ot. Zaman yavaş ve dolu. Aşk (dedikleri kalp çarpıntısı ve sürekli gülümseme isteğiyse) havada asılı.
Kadın gitmek istemiyor. Erkek kadının gitmesini istemediğinden imkansız tekliflerle doldurmuş el ele geçtikleri sokakları. Görenler aşkı ( buysa ) tanımış, kadının gitmesini istemiyorlar. Adamın yatağı kadını saklamak için konumlanmış, köşede. Kitaplar kadının okuması için rafa özenle dizili. Yarın gitmeli, gitmemeli belki de. Aşk(buysa) kolay bulunmuyor. Kadın gitmek istemeden adamın bacakları arasında ve adamın dudağı fütursuzca kadının saçlarında koşullanmış. Aşk (buysa) kadının saçlarında ve adamın iki elinin arasında kadının elleri. Aşk (buysa) adamı bırakmak istemiyor.

Dış/sokak/sabah
Adam kadının kollarına dolamış ellerini ve kadının kolu teklifsizce adamın belinde. Arabaların geçtiği ve çiftin ( aşk buysa) arşınlaması gereken sokakta, adam kadının ellerini sıkıca tutuyor.
A: Seni zorlamak istemiyorum ama keşke kalsan biraz daha yanımda.
K: Sessiz. Nefesi yetmiyor sözcüklere ( aşk buysa )
Tanıdık insanların arasına alışılmadılk el sarmaşlığı içinde dalıyorlar.

İç/otel/ sabah
Adam elinde kahvaltı tepsisiyle kadının kapısını çalıyor. Kadının saçları ıslak, adamın gözleri nemli.
A: Kahvaltı hazır. Kahve yaptım, köpüklü. Sizin ordakilere benzemese de bi tadına bak derim.
K'ın: Sözcükler boğazında, açlığını kapatmış. Geliyor.

Dış/Otel bahçesi/ uçaktan 2 saat önce
K: (içinden) gitmek istemiyorum
A:(içinden) gitmesini istemiyorum
K:(dışından) gitmem gerekiyor
A:(dışından) bana adresini bırak.

Ağustos, sıcak. Bu sokak bu mevsimde hiç bu kadar soğuk olmamıştı.
Ağustos, sıcak. Bu sokak bir hatırada hiç bu kadar canlı kalmamıştı.

[Zamanı geri ver.] Hükmedildi kadın ve acziyetini kadranlarda gizliyordu. Kendilerini aynı tutarak onu değiştiriyordu piç kuruları ve her yerdeydiler! Sonra yollar. Durmak bilmiyor, gibi görünse de, ilerleyemiyordu (kadın), gibi hissetse de, yetişemiyordu.

'Bana geceyi bırak' dedi giderken adam. Giden kadındı. Fark edemedi. 'Kal'dı en güzel sözü. Kadın, boyun eğemedi.

İç/Oda/Gece(Sabaha karşı)
Kadın yalnız
Adam (orda) (belki) yalnız.
Aşk buysa -kelebek dileği- ömrü uzun olsun.



el ele gittiğimiz bir yolda sen git gide büyürsen
benim içimde çok beklemiş, çok eski bir yer kanar

T.U.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder